Kadın Doktoru.Com Kadın Sağlığı ve Kadın Doktoru Sitesi
Kadın Hastalıkları Uzman Görüşü Vajinismus ve Tedavisi Kısırlık ve Tedavisi Hormon Bozuklukları Cinsel Hastalıklar Cinsel Hastalıklar Cinsel Hastalıklar
Kadın Doğum Anne-Çocuk Sağlığı Gebelikten Korunma Gebelik ve Kürtaj
Cinsel Sorunlar Menstrüasyon Kadın ve Diyet Kadın ve Spor
Kadın Moda Kadın Kariyer Kadın Cinsellik Alışveriş Bakım Rehberi Kadın Gurme
Kadın Haberleri Kadın Sanat Kadın Haberleri
YAZAR1 YAZAR2 YAZAR3 YAZAR4

Bunu Biliyor muydunuz?

En son ne zaman bir Jinekolog'a muayene oldunuz

Kadın Hastalıkları hakkında yeterince bilginiz olduğuna inanıyor musunuz?

Bir de midesini deneyin !..

  • Anne sütüne en yakın süt olan keçi sütünün, yeni doğan bebeklerin beslenmesinin yanı sıra bir çok hastalığın tedavisine de yardımcı olduğu açıklandı ...
  • Amerikan Hastanesi Dermatoloji Bölümü Dr. Ayfer Aydın deri kanserinin tüm kanserler içinde en sık görülen kanser türü olduğunu belirtti ...
  • Fransa'nın tanınmış beslenme uzmanı Dr. Pierre Dukan'ın spor yapmadan sınırsız et, tavuk ve balık yenilerek kilo kaybettiren diyetinin amacı strese sokmadan zayıflatmak ...
  • Anneler Günü'nün yaratıcısı Anna Jarvis'in daha sonra Anneler Günü'nü iptal ettirmek için hapislere uzanan hikayesinden haberdar mısınız? İşte o ilginç hikaye ...
  • Kadınların kabusu Vajinismus nedir? Vajinismus tedavi edilebilir m? Vajinismus'tan kurtulmanın yolları, Vajinismus ile ilgili aradığınız her şey burada ...

Bebek banyosunda dikkat edilmesi gerekenler


Bebeğinizi banyo yaptırırken dikkat etmeniz gereken bazı noktalar bulunur. Bu püf noktalarına önem verdiğiniz takdirde eğlenceli bir banyo zamanı sizi bekliyor demektir.

Bebeği yıkama aşamasına geçmeden önce ihtiyacınız olan her şeyin yanınızda olduğuna emin olun. Ufaklığı bir kez suya soktuğunuzda sürekli kalkıp onu öylece bırakmak zor olacaktır.

Bebeğinizi yıkadığınız odanın kapısını kapalı tutmaya özen gösterin. İçeriye doğru en ufak bir hava akımı bile onun üşümesine neden olabilir.

Bebeğinizi yıkayacağınız suyun sıcaklığı da çok önemlidir. Ilık su gayet uygun olacaktır.

Bebeğinizi yıkadığınız suyu fazla köpürtmemeye gayret edin. Sürekli hareket edeceği düşünülürse gözlerinin yanma ihtimalini göz ardı etmemek gerekir.

Bebeğinizin onu yıkadığınız küvetten kaymaması için kenarlara havlu koymayı da unutmayın. Bu havlular sizin dayanmanız ve gerektiğinde ellerinizi kurulamanız için de çok kullanışlı olacaktır.

Bebeğinizi yıkadıktan sonra iyice kurulamak ve hemen giydirmek önemlidir. Nemli kaldığında ve o şekilde beklediğinde üşüyeceğini hesaba katmak, istenmeyen durumlardan kaçınmanızı sağlayacaktır.

İzmir'de kadın doktora iğrenç taciz


İzmir'de kendisine hakaret ettiği için dava açtığı meslektaşı tarafından tartaklandığını iddia eden kadın aile hekimi A.Ç. "G.K. beni odaya kilitledi. Boğazımı sıkarak elle tacizde bulundu" diyerek şikâyetçi oldu

İzmir'de görev yapan kadın aile hekimi Dr. A.Ç., aynı yerde çalışan erkek meslektaşı G.K.’nin kendisini odaya kilitleyerek boğazını sıktığını, tartaklayıp tehdit ve hakarette bulunduğunu iddia ederek şikayetçi oldu. Aile hekimi Dr. G.K. hakkında, iki ayrı sulh ceza mahkemesinde, toplam 11 yıl hapis cezası istemiyle dava açıldı.

ÖNCE KADIN DOKTORA HAKARET ETTİ
Davaya konu ilk olay, geçen yıl haziran ayında aile sağlığı merkezinde meydana geldi. İddiaya göre Dr. A.Ç., merkezde Dr. G.K.’nin üzerine olan elektrik, su ve diğer giderlerin yarısını kendisinin karşılamasına rağmen, bunların kurumlara ödenmesinde aksaklıklar oldu. Bu yüzden Dr. A.Ç. faturaları görmek isteyince, Dr. G.K. ile aralarında tartışma çıktı. İki doktor daha sonra aile sağlığı merkezini başka bir yere taşıdı. İki doktor arasında yine tartışma çıktı A.Ç., meslektaşı G.K.’nın kendisine "Salak, geri zekalı kadın, tamamını ödeyeceksin" diyerek hakaret ettiğini öne sürdü.

KADIN DOKTORUN BOĞAZINI SIKIP TACİZ ETTİ
Dr. A.Ç’nin şikayeti üzerine Dr. G.K., hakkında sulh ceza mahkemesinde ’hakaret ve tehdit’ suçlarından 4 yıl hapis cezası istemiyle dava açıldı. Hemşireyi dışarı çıkardı Yaklaşık bir ay sonra, iddiaya göre Dr. G.K., toplantı odasındaki hemşireyi dışarı çıkardıktan sonra, kendisine dava açan Dr. A.Ç’yi buraya kilitledi. Dr. A.Ç’nin boğazını sıkıp, hakaret etti, ayrıca tacizde de bulundu.

Dr. A.Ç., Dr. G.K.’den ikinci kez şikayetçi oldu. Dr. G.K. hakkında ’Basit yaralama ve hakaret’ suçlarından bu kez de başka bir sulh ceza mahkemesinde 7 yıl hapis cezası istemiyle dava açıldı.

Dr. A.Ç., ikinci davayla ilgili mahkemede verdiği ifadesinde sanık olan meslektaşından şikayetçi olduğunu yineleyip, "Sanık benim boğazıma sarılıp, itekledi. Kendisi bir eliyle boğazımı sıkarken, diğer elini de eteğimin altına sokarak bana tacizde de bulundu" dedi.

Açılan her iki davadaki suçlamaları da kabul etmeyen ve tutuksuz yargılanan Dr. G.K. ise, "Kedisine tehdit ve hakaret etmedim. Onu yaralamadım" dedi.

Her iki davada tanık olarak dinlenen hemşire O.Ç. de kadın doktorun iddialarını doğruladı. Davalar eksik evrakın tamamlanması için ertelendi.

Siyah çayı açık ve şekersiz tüketin


Bitki çaylarının yanı sıra siyah çayın da Türk toplumunda fazla miktarda tüketildiğini belirten Sivas Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü İhsan Aslan, çayın açık ve şekersiz tüketilmesine dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı.

Çayın içinde "tein" denilen sağlık açısından çok faydalı bir madde olduğunu anlatan Aslan, şu bilgileri verdi: "Çay, kalp krizi riskini azaltır. Cildi temizler, kan dolaşımını hızlandırır, uyarıcıdır. Zihin açar, uyku açıcıdır. Vücut ihtiyaç duyduğu sıvıyı almış olur, böbrek açısından faydalıdır. Yapılan araştırmalarda kansere de iyi geldiği biliniyor. Sıcak içildiği zaman vücudu rahatlatıcı ve dinlendirici özelliği vardır. Çayın bir de antioksidan özelliği vardır. Vücutta bir nevi mikrop öldürücü gibi çalışır. Fazla çay tüketimi sağlık açısından faydalı ama açık ve şekersiz tüketilmesi gerekiyor. Çok demli içildiği taktirde demir bağlayıcı özelliği aktif hale gelir ve kandaki demiri bağlar. Açık çay istenildiği kadar içilebilir. Mevcut şekerler kimyasal işlemlerden geçmiş beyaz şekerlerdir. Vücut şeker ihtiyacını günlük tükettiğimiz meyveler olsun, ekmek olsun buralardan karşılayabiliyor. Uzak durulması gereken üç beyazdan birisidir."

Probiyotik nedir ? Probiyotiklerin faydaları nelerdir ?


Yeterli miktarda tüketildiğinde insan sağlığına faydalı mikroorganizmalara probiyotik denir. Bağışıklık sistemini güçlendirmek, bazı vitaminlerin sentezini yapmak (K vitamini, B12, Biyotin, Niasin gibi), barsak duvarını zararlı maddelerden korumak ve barsak geçirgenliğini azaltmak, toksinlerin kana geçişini engellemek, iltihabi hastalıkların oluşumunu engellemek, kanser gelişimini önlemek, ishal ve kabızlığı düzeltmek gibi birçok faydaları vardır.

Ayrıca bizim prebiyotik dediğimiz lifli gıdalar bazı faydalı mikroorganizmaların çoğalmasını sağlamasının yanı sıra aktivitesini de uyarırlar.

Kanser gelişimi, iltihabi hastalıklar ve alerjik hastalıklar gibi birçok hastalığa karşı koruyucudur. Özellikle kış aylarında daha çok probiyotik tüketimi bağışıklık sisteminizi güçlendireceği, toksin ve alerjen maddelerin vücuttan uzaklaşmasını sağlayacağı için hastalıklara özellikle gastroenterit ve kolitlere karşı daha dirençli olursunuz. İshal, kabızlık gibi barsak hastalıklarının önlenmesinde ve iltihabi barsak hastalıklarında çok önemli destek oluştururlar.

Göğüs estetiği kadının kendine güvenini artırıyor


Kadın güzelliği ve doğurganlığının en önemli simgelerinden biri olan göğüsler için sağlıktan çok estetik kaygıların ön planda tutulduğu gözleniyor. Kusursuz kadın bedeni idealinin empoze edildiği günümüzde bu estetik kaygılar kadınların sosyal yaşam kalitelerine de doğrudan etkide bulunuyor.

Göğüs ölçüsü neden önemli?... Göğüs estetiği, kadının kendine olan güvenini artırıyor…

Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Alper Tuncel, göğüs ölçüsündeki memnuniyetsizlikler sebebiyle kendisine gelen birçok hastanın sosyal yaşamında bu sorunlara bağlı sıkıntılar yaşadığını dile getiriyor. Göğüs ölçüsünün yaşama olan etkileriyse sorunun biçimine bağlı olarak farklılık gösteriyor.

"KÜÇÜK GÖĞÜSLÜ KADINLAR TEDİRGİNLİK VE İÇE KAPANIKLIK YAŞIYOR"
Küçük göğüslü kadınların kendilerine uygun giysi bulmak, karşı cinsle yakınlaşmada tedirginlik ve içine kapanıklık gibi çeşitli sorunlar yaşadığını söyleyen Tuncel, estetik müdahalenin ardından bu hastalarından sosyal yaşamlarına dair oldukça olumlu geri dönüşler aldığını belirtiyor. Büyük göğüslü kadınların sıkıntılarıysa daha farklı. İskelet sistemi rahatsızlıklarının yanı sıra, göğüslerini gizlemek için gösterdikleri çabanın, kadının duruşundan, konuşmasına ve varlığını ifade etmesine kadar birçok unsuru etkileyebildiğini söyleyen Tuncel’in aktardığı bir anekdotsa yaşanan sorunların boyutunu adeta gözler önüne serer nitelikte. 37 yaşında göğüs küçültme operasyonu için kendisine gelen bir hastası yaklaşık 20 yıldır dalga geçilme korkusuyla denize gidemediğini gözyaşları içinde anlatıyor. Operasyonun 1. yılının ardından elinde deniz fotoğraflarından oluşan bir albümle ziyaretine gelen hastanın Tuncel’e bir de sürprizi var, yaz tatilinde tanıştığı kişiyle evlilik davetiyesi…

"VÜCUT YAPISINA UYGUN ÜRÜNLER SEÇİN"
Estetik cerrahi yöntemlerinin gelişmesiyle birlikte operasyona engel bir hastalığı olmayan herkesin meme estetiği yaptırabileceğini söyleyen Tuncel, kadınlara empoze edilen güzellik anlayışının gerçeği yansıtmadığını ve operasyon kararı alınmadan önce kadınların kendi bedenlerine karşı adaletli olmaları gerektiğini vurguluyor. Hastaların sorunsuz gerçekleşen bir operasyonun ardından 3 ile 7 gün arasında günlük yaşamlarına dönebildiğini belirten Tuncel, daha travmatik sonuçlarla karşılaşmamaları için kadınları kendi vücut yapılarına uygun ölçüyü tercih etmeleri konusunda uyarıyor.

Son olarak göğüs ölçüsünde değişiklik yaptırmak isteyen kişilere öncelikle kan tetkikleri, mamografi veya meme ultrasonografisi öneren Op.Dr. Alper Tuncel ailesinde meme kanseri olan ya da risk grubunda yer alanların ise mutlaka düzenli muayene ve kontrol amaçlı tetkikler ile durumunu takip etmesini öneriyor.

Silikon skandalı büyüyor sanayi atıklarından silikon üretmişler


Fransa'daki silikon skandalıyla gündemden düşmeyen PIP şirketinin silikon ürünlerinde kauçukta kullanılan 'Silopren', 'Rhodorsil' ve akaryakıt üretiminde bulunan 'Baysilone' maddelerine rastlandı.

Meme silikonların yapımında kullanılan jelde makine, sanayi atık yağlarından faydalanıldığı ortaya çıktı.

Piyasaya sürülen yüz binlerce silikon dolgusunun çoğu kadınlarda iltihaplanma ve diğer hastalıklara yol açtı. Mağdur olan binlerce kadın 'PIP' şirketinden şikayetçi olup, dava açtı.

Silikon şirketinin avukatı Jean-Claude Mas, kimyasal maddelerin diğer kozmetik ürünlerde de kullanıldığını başta güzellik kremlerinde silikon ve 'gel'in bulunduğunu söyledi.

PIP'in silikonlarındaki çatlamalarla dolgu maddelerin sızma tehlikesinin bulunduğunun şirket tarafından önceden bilindiği belirtildi.

Bazı şirket yöneticilerin dolgu maddelerin sakıncalı olduğu çatlamalara yol açma ihtimalin yüksek olduğunu 2005 yılında anlatmasına rağmen PIP şirketi tarafından umursanmadığı, üretim ve karın daha önemli olduğuna karar verildiği öne sürüldü.

Fransa'da 30 bin kadının PIP silikonlarını çıkartmaları tavsiye edilirken, ülkede 20 kadının kansere yakalandığı tespit edildi. PIP silikon dolgularını diğer ülkelerde kaç kişinin kullandığına dair kesin bir istatistiğin bulunmadığı da tehlikenin boyutunu gösteriyor.

Bir çok ülkede satışı süren PIP marka silikonların satışı durma noktasına gelirken farklı firmaların ürettiği diğer markalar da incelemeye alındı.

Meyve kadınlarda miyom oluşumu riskini azaltıyor


Meyve ve sağlıkMeyve tüketimi kadınlarda miyom oluşumu riskini azaltıyor. ABD’de yapılan bir araştırma, meyve yiyen kadınlarda yemeyenlere oranla daha az miyom oluştuğunu ortaya koydu.

Boston Üniversitesi araştırmacıları, 30’lu yaşlarındaki 23 bin siyahi kadınla yaptığı çalışmanın neticesinde, daha çok meyve yiyen ve A vitamini alan kadınlarda miyom oluşma riskinin daha az olduğunu belirtti.

Araştırmanın, miyom oluşma riski beyazlara oranla üç kat fazla olan siyahi kadınlarla yapılmasının nedeninin, yüksek risk durumunun beslenmeyle ilgisi bulunup bulunmadığını da ortaya koymak olduğu kaydedildi.

1995’ten başlayan "Siyahi Kadınların Sağlık İncelemesi" verilerinden yararlanılarak yapılan araştırma, günde 4 porsiyon meyve ya da sebze tüketen kadınlarda miyom oluşumunun günde bir porsiyon yiyenlere oranla yüzde 10 daha az olduğunu gösterdi.

Sebze ve meyve tüketimi ayrı ayrı incelendiğinde ise meyve tüketmenin miyom oluşma riskini azalttığı, ancak sebzenin bir etkisinin olmadığı tespit edildi.

Araştırmada, miyom riski ile alınan C ya da E vitamini miktarı arasında bağlantı olmadığı, ancak A vitamininin riski azaltmada etkisi olabileceği de saptandı.

Araştırmacılar, çalışmanın, beslenme şeklini değiştirmenin miyom oluşma riskini değiştirebileceğini tam olarak kanıtlamadığını, ancak ikisi arasında bazı ilişkiler olduğunu gösterdiğini vurguladı.

Rahimde gelişen iyi huylu tümörler olan miyomların büyüklüğü değişebiliyor. Kanser riski taşımayan miyomlar, bazen ağrılara sebep olabiliyor.

Çalışmanın sonuçları "American Journal of Clinical Nutrition" dergisinde yayımlandı.

Kişiye özel kanser tedavisi


kanser tedavisinde yeni yöntemlerKanser tedavisinde çığır açabilecek bir gelişme yaşandı. Bilim adamları, normal ve tümörlü hücreleri laboratuvar ortamında 2 yıl yaşatabildi. Normal hücreler genellikle birkaç kez bölündükten sonra laboratuvar ortamında ölüyordu ve birçok kanser hücresi vücut dışında çoğalamıyordu.

Amerikalı bilim adamlarından Richard Schlegel, bunun kişisel tedavide çığır açabilecek bir gelişme olduğunu belirtti.

Schlegel, geliştirdikleri yöntem sayesinde hücrenin üzerinde doğrudan kemoterapiye direncin ya da farklı tedavilerin test edilebileceğine dikkati çekti.

Bilim adamları, akciğer, meme, prostat ve kalın bağırsaktan alınan kanser hücrelerinin yaşaması için fibrolastik hücreler ve çoğalmaya devam etmeleri için kinaz adı verilen protein türünün inhibütöründen yararlanılan bir teknik kullandı.

Schlegel, kanserli ve normal hücrelere bu yöntem uygulandığında, kök hücrelere yakın bir duruma geri döndüklerini, bu hücrelerin neredeyse hiç durmadan çoğalabildiklerini söyledi.

Araştırmanın sonuçlarıyla ilgili değerlendirmede bulunan bilim adamı Marc Symons, bir hastadaki tümörün, başka bir hastanınkiyle aynı olmadığını, bu durumun da bu kadar klinik deneyin işe yaramamasının başlıca nedenlerinden biri olduğunu vurguladı.

Genelde doktorların kanser teşhisi koyduktan sonra, hastadan alınan doku örneklerine göre tedavi önerdiği, bu yöntem sayesinde hastanın kanser hücrelerini laboratuvarda inceleyerek kişiye özel tedavinin önünün açılabileceği belirtildi.

Araştırma, "American Journal of Pathology" dergisinde yayımlandı.

Kadın doktorunun baş belası Vajinal akıntılar


Vajinal akıntı nedir, nasıl tedavi edilirVajinal akıntı deyip geçmeyin! Vaginal akıntı kadınların yaşamları boyunca en sık karşılaştığı yakınmalardan ve kadın doğum polikliniklerinin en yoğun başvuru alan rahatsızlıklardan birisidir.

Kadın doğum polikliniklerindeki hasta başvurularında birinci sırayı oluşturur. Vaginal akıntı yakınmasında genellikle altta bir hastalık söz konusu iken, bazen fizyolojik dediğimiz normal akıntılar da kadınların hekimlere başvurmasına yol açabilir. Yani, her akıntı mutlaka bir hastalığı işaret etmeyebilir. Adet döngüsünün belli dönemlerinde, şeffaf, kokusuz, herhangibir yakınmaya yol açmayan akıntı doğaldır, bir hastalığa işaret etmez. Bu tür akıntılar hormonların etkisiyle oluşur ve kendiliğinden geçer. Bu tür akıntılar için hekime başvurmaya gerek yoktur.

VAJİNAL AKINTI KANLI İSE
Vaginal akıntıda miktar, akıntının öneminde rol oynamaz. Bazen tamamen normal bir akıntının miktarı fazla olup, kişiyi rahatsız edebilir. Vaginal akıntı renkli (sarı, yeşil), kokulu, beyaz peynir parçaları şeklinde ise, yanma, kaşıntı ve cinsel ilişkide rahatsızlığa yol açıyorsa altta bir patojen etken söz konusudur. Eğer akıntı kanlı, et suyu renginde ise akla kadın organları kanserleri gelmelidir.

Vaginal akıntıda ilk akla gelen etken enfeksiyon oluşturan mikroplardır. Daha az oranda rahim, rahim ağzı ve yumurtalık kanallarının kanserleri akla gelmelidir.

VAJİNAL AKINTININ ÖZELLİKLERİ
Akıntının özellikleri (rengi, kokusu ve yoğunluğu) bize hastalığın nedeni hakkında yaklaşık bir bilgi verebilir. Örneğin tricomonas vaginalis enfeksiyonunda yeşil-gri, köpüklü bir akıntı, şiddetli yanma kaşıntı varken, gardnerella vaginalis enfeksiyonunda kötü (bozuk balık kokusu) kokulu ve gri-beyaz renkli bir akıntı vardır. Mantar enfeksiyonlarında ise beyaz peynir parçaları şeklinde bir akıntı, yoğun yanma ve kaşıntı şikayeti vardır. Yumurtalık kanallarının kanserinde et suyu renkli bir akıntı ve alt karın ağrısı, rahim kanserinde ise menopoz sonrası kanama veya adet dışı kanama şeklinde kendini belli eder. Rahim ağzı kanserinde ilişki sonrası kanama veya kanlı akıntı vardır, hastalığın ileri dönemlerinde bu kanlı akıntı kötü kokulu hale döner. Yani akıntıdaki kötü koku mutlaka bir patolojiyi ifade eder.

BAKTERİ VE MANTARLARLA OLUŞAN VAJİNAL AKINTILAR
Bakteri ve mantarlarla oluşan akıntıların hepsinde kadınla birlikte eş tedavisi gerekmez. Örneğin tricomonas vaginalis enfeksiyonunda eş tedavisi de gerekirken, mantar enfeksiyonlarında genellikle eş tedavisi gerekmez. Akıntı ile birlikte kasık ağrısı ve ateş yüksekliğinin olması iç genital organlarda da enfeksiyon şüphesi uyandırır. Bu durum derhal ciddi bir tedavinin başlanmasını gerektiren sağlık sorunudur. Yine kanlı akıntının kötü kokulu olması rahim ağzı kanserini akla getirmelidir. Buradaki kötü koku dokuların harabiyeti nedeniyledir. Kanlı akıntı ile birlikte alt karın ağrısının olması kadın organ kanserlerini akla getirmeli ve derhal uzman doktora başvurulmalıdır.

Yukarıdaki bilgilerden de anlaşılacağı gibi aslında akıntı birçok hastalığı teşhis etmemizi sağlayan bir belirtidir. Bu nedenle beyaz, şeffaf, kokusuz akıntılar dışındaki bütün akıntılarda derhal bir hekime başvurmalı ve gerekli tedavileri uygulamalıyız.

 
Copyright © 2010 - Tüm Hakları saklıdır Kullanım Kuralları | Sponsor Kadin Doktoru.com
Sitede yer alan makaleler tavsiye niteliği taşımaz. Kadin-Doktoru.com her ziyaretçisine, uzman doktorlardan profesyonel yardım almasını şiddetle tavsiye eder | Bu site en iyi Mozilla, Internet Explorer, Google Chrome ve Opera tarayıcıları ile görüntülenir.